Περιφερειακή Ενότητα Δράμας

GreekEnglish (United Kingdom)BulgarianGermanFrenchRussianTurkish

Osmanlılar Dönemi

Yazdır

 

Drama bölgesinde 5 asrı aşan Osmanlı egemenliği (1383-1912) teorik anlamda sabit bir iktidarın oluşmasına yol açmış ve bir önceki dönemde sıkça yaşanan iktidar değişikliklerine son vermiştir. Fakat bu bölgedeki Yunanlıların nüfusunun devamlılığı açısından büyük bir tehdit anlamına da gelmiştir. Drama uzun bir müddet idari açıdan Rumeli Beylerbeyliği’nin bir parçası olarak kalmış ve daha sonra “Eyalete” dönüştürülmüştür. Drama, Osmanlı imparatorluğu döneminde de tarım bölgesi olarak kalmıştır. Bölgeye Anadolu’dan getirilen Müslümanların yerleştirilmesi ve Hıristiyan nüfusun dağlık bölgeye kaçmasıyla nüfus oranlarında değişiklikler yaşanmıştır. Ortodoks nüfusun oranında 16’ıncı yüzyılın ortalarına kadar bir azalmanın yaşandığı görülmektedir. 1507 yılında İkosifinissas Manastırı’nda yaşanan katliam vakası gibi olaylar işgalcilerin dini fanatizminden korkan Hıristiyan nüfusun yaşadıkları şehirleri tamamen terk etmemelerine rağmen, özellikle Kuzey bölgelerindeki dağlık kesimlerde toplanmalarına yol açmıştır. Müslümanlar ise Bizans surları yakınlarına ve ovalık bölgelere yerleşmiş ve var olan sulak alanlar nedeniyle pirinç üretimi ile geçimlerini sağlamışlardır. Drama’daki sulak alanlar imparatorluğun diğer bölgelerinin de ihtiyaçlarını karşılamaya başlamıştır.

Pirinç üretimi nedeniyle yaşanan ekonomik gelişme İmparatorluğun yükselişinden 17’nci yüzyılın ortalarına kadar diğer Makedonya bölgesinin şehirlerinde olduğu gibi Drama bölgesinde de Müslüman nüfusun artmasına yol açmıştır. Bu dönemde Hıristiyan nüfusun kırsal kesimlere döndüğünü görürüz. 17’nci yüzyılın ortalarından itibaren Sultanın eyaletleri tam olarak denetleyememesinden ötürü Drama sakinleri konulan ağır vergiler, büyük arazi sahipleri olan idarecilerin kötü yönetimleri ve eşkıyaların düzenledikleri soygunlar sebebiyle ciddi sıkıntılara maruz kalmışlardır. 18’inci yüzyılın ortalarında geleneksel pirinç üretiminin desteklenmesi, iplik imalathaneleri ile pamuk boyama imalathanelerinin açılması ticari hareketliliğe yeni bir nefes kazandırmıştır. Bölge, İmparatorluğun, Balkanların ve Avrupa’nın merkezine doğru ilerleyen ticaret kervanlarının geçtiği yollar ile bağlanmış, ürettiği ürünleri Selanik gibi bölgelerde iç piyasaya sürebilme imkânı bulmuştur.

Bölgede yaşanan ekonomik gelişmeden en çok toprakları idare edenler yararlanmıştır. Dramalı Mahmut Paşa (1780-1822) ve oğulları babalarının ölümünden sonra Yunanlı ihtilalcilere karşı savaşmışlardır. 19’ncu yüzyılın ortalarına kadar Drama Kazası, idari ve askeri açıdan İskeçe’ye kadar sınırları uzanan “sancağın” merkezi konumu olmuş ve gitgide yaşayan nüfusun azalmasıyla birlikte ekonomik önemini yitirmeye başlamıştır. İdarecilerin baskıları ve büyük toprak sahiplerinin yoğun mali denetimleri Kavala limanının öneminin artmasına yol açmış ve böylelikle artık tüm bölge deniz ticareti yolları ile bağlanmıştır. Tütün üretiminin gelişmesi sayesinde Drama Eyaleti’nde 1840 yılları itibariyle ciddi değişiklikler yaşanmaya başlamış ve 19’uncu yüzyılın sonlarına doğru son derece hızlı gelişmeler kaydedilmiştir. Tütün ürünü tüm bölgenin modern tarihine damgasını vurmuştur. Ekonomi yeniden canlanmış, bölge nüfusunda özellikle Osmanlı vatandaşlarında ciddi artış yaşanmış ve birçoğu Makedonya ve Epir bölgelerinden gelen Yunanlı nüfus bölgeye yerleşmeye başlamıştır. Drama ve ona bağlı Prosotsani, Horisti, Doksato, Andriani ve Kirgia gibi kırsal tütün kasabaları tütün üretimi sayesinde zenginlik ve bolluk dönemlerine kavuşmuştur. Ekonomik imkanların artmasıyla bölgedeki Yunanlı cemaatler şehirde zengin kültürel faaliyetleri geliştirmiş ve Güney ova bölgesinin kasabalarında yaşayan Yunanlı unsurlar ile Menikio ve Falakro köylerinde üç dilin kullanımıyla oluşan lehçeler geliştirilmiştir. Kiliseler inşa edilmiş, okullar yapılmış ve Yunanlılık bilincini arttıracak kardeşlik oluşumları kurulmaya başlanmıştır.

 

20’nci yüzyılda birçok karışıklıklar yaşanmış, 1880 ile 1908 yılları arasında Bulgar çeteci gruplarının şehre ve kuzey bölgesinde yer alan Yunanlı ve karışık nüfusun oturdukları köylere düzenlenen saldırılar bölgedeki Hıristiyan nüfusun denetimi amacıyla yapılmıştır. Yunanlılardan oluşan ihtilalci gruplarının oluşmasıyla Makedon Mücadelesi başlamış ve Osmanlı güçlerinin vurdumduymaz hatta suçlu gözleri önünde çok sert bir gerilla savaşı yaşanmıştır. 20’nci yüzyılın başları itibarıyla Makedon Mücadelesi şehrin kuzey bölgelerinde sarsıcı bir etki yaratmış ve yerli Yunanlı bilincine sahip sakinler, Volakas bölgesinden Armen Kuptsios gibi birçok kurbanın verildiği sert çatışmaların yaşanmasına sebep olmuştur. O dönemler Drama Metropoliti daha sonra İzmir Metropoliti olan Hrisostomos (1868-1922) Yunanlıların savunma komisyonları ve ihtilalci grupları ile işbirliği içerisinde kurdukları gizli örgütün liderliğini yürütmüştür. Hrisostomos’un Drama’da yürüttüğü ulusal çalışmaları (1902-1910) kendisinin 1907-1908 yıllarında geçici olarak bölgeden uzaklaştırılmasına yol açmıştır. Bölge ilk olarak I. Balkan Savaşı döneminde 1912 yılının Ekim ayında Bulgar işgaline maruz kalmış ve bu dönemde 600 masum Yunanlı toplu olarak Doksato bölgesinde katledilmiş ve Yunan ordusunun Drama’ya girişinden bir gün önce 30 Haziran 1913 tarihinde zengin ova bölgesi ateşe verilmiştir.